Yolculukların belki de en anlamlısı kişinin kendi içine yaptığı yolculuktur.
Kendimizi ne kadar iyi tanıyoruz, kendimizle baş başa geçirdiğimiz vakitlerde keyifli miyiz, ben kimim diye sorduğumuzda gelen cevaplar neler?
Okumak yerine dinlemek istersen, buradaki podcast bağlantısına tıklayabilirsin.

İçsel yolculukta kendimizi sakladığımız derinlerden, üzerimize yapışmış kimliklerden özgürleştiğimiz, tabaka tabaka başka insanların projekte ettiği bakış açılarını fark ettiğimiz oldukça sancılı süreçler de yaşayabiliriz. Bunların hepsini göze alarak kendi içine, içsel gerçek doğana yolculuk yapmak istersen hayatının en anlamlı yolculuğuna da bir merhaba diyebilirsin.
Kendinle Tanış
Merhaba kendim, sonunda kendimle hizalanma ve bu sayede evrensel kaynakla bağlantı kurma şansım için müteşekkirim diyerek bu içsel yolculuğunu onurlandırır mısın? Birçok ezoterik yaklaşımda bu yolculuklar hem içe hem dışa yapılır. Hac yolculuğu gibi dışa yapılan yolculuklarda kişiler yolun esas olduğunun farkındalığıyla ilerlerken içe doğru da bir dönüş yaşanır. Bu içe dönüşte kişinin kendi iç sesiyle, kalbiyle, sezgileriyle derin teması gerçekleşir. Eğer bir gözlemci gibi kendini, hayatını, yaşadıklarını, olayları, durumları izleyebilirsen yaşadığın o tüm deneyimlerinden özgürleşebilirsin. Olayları kişisel algılamak deneyime direnmeyi ve dirençte acıyı getirir. Bu farkındalıklı içe yolculukta eğer yaşadığın deneyimlerin sadece bir deneyim değil aynı zamanda yolunu aydınlatan işaretler olduğunu fark edersen yolculuğun kolaylaşabilir.

Senin Hayat Yolun Ne?
Burada hemen aklıma Simyacı kitabı geldi. Paulo Coelho’nun, Simyacı kitabının ana karakteri Santiago’yu İspanya’dan bir feribotla dili, dini, coğrafyası farklı bir ülkeye, bilinmeze doğru yolculuğa çıkarırken bu yolculuk için “Herkes kendi kişisel menkıbesini takip eder “diye de bir söylemi vardır. Katolik okuluna giderken dünyayı merak eden ve okulda kendisinin çok da işine yaramayan bilgilerin öğretildiğini düşünen Santiago okulu bırakır ve koyun alarak çobanlık yapmaya başlar. Bu sayede doğada çok vakit geçirir, koyunların dilini öğrenir. Yanından hiç ayırmadığı kitabını okur, uyurken başının altına koyar. Gözlem gücü ve entelektüel bakışı gelişmiş olan Santiago herhangi bir çoban değildir. Bir zaman üst üste iki kez aynı rüyayı görür ve ona ilginç gelir. Bu rüyaları danışır ve Mısır piramitlerine gitmesi gerektiğini öğrenir. Çünkü orada onu hazine beklemektedir.

Bir Hayalin Peşinde
Tüm koyunlarını satarak kendi kader yoluna çıkar. Bu yolculukta başına birçok olay gelir. Kandırılır, dolandırılır, parasını kaybeder fakat bunların hiçbirisi onu yolundan döndüremez. Yabancı bir memlekette olsa da bir iş bulur, çalışır ve yolculuğuna yetecek miktarı kazanınca da yoluna devam eder. Bu yolculukta sadece talihsizlikler yaşamaz, ona yardımcı olan kişilerle de tanışır. Santiago, nihayetinde tüm yolculuğu aslında bir cümle duymak için yaptığını fark eder. Çünkü tüm o deneyimleri yaşamasaydı, duyduğu o cümle ona doğrudan söylenseydi zaten ona hiç inanmayacaktı. Kendi kişisel deneyimlerinden öğrendikleri sayesinde o cümlenin değerini hemen anladı. Burada da hem içe hem dışa yapılan bir yolculuk var.
Farkındalık şart
Bizlerde de böyle değil midir? Farkındalıkla yaşanılan bir hayat için alıştığımızdan, bildiğimizden farklı olasılıklara kendimizi açmamız ve cesaret edemediklerimize cesaret ederek kendimizle hizalanmamız değil midir esas olan? Bu sayede hem kendimizi daha iyi tanırız hem de karşımıza çıkanları daha doğru okuruz.
Herkesin kendi yolu, kendi yolculuğu var ve hepimiz de kendi yolculuğumuzdan sorumluyuz. Kendimizi tanımaya, anlamaya, bilmeye doğru yaptığımız bu yolculukta yine bizi bekleyen hazine biziz. Kendimiz. Bugüne kadar belki de hiç bu kadar duru gözlerle bakmamıştık kendimize, şimdi bakma zamanı gelmiş olabilir mi?

Tüm Yolculuklar İçten Dışa
“Tüm yolculuklar içten dışa doğrudur, içeride ne varsa dışarıda o vardır.”
İçeride korku, öfke, kıskançlık gibi kişilerin enerjisini düşüren etkiler varsa dışarıya da o yansıyacaktır. Eğer içeride huzur, sevgi, sakinlik gibi kişilerin enerjisini yükselten ve titreşimini artıran etkiler varsa dışarıya yansıyanlar da onlar olacaktır.
Sen yolculuğunu nasıl yaşamayı arzu edersin?
İçinde düşündüklerin, kalbinde hissettiklerin neler?
“Kendi yüreğini dinle. Yüreğin her şeyi bilir, çünkü ‘Evren’in Ruhundan’ gelmektedir ve bir gün oraya geri dönecektir.”
Paulo Coelho
Her Gün Daha İyiye
Her gün daha iyiye doğru bir yolculuk yaptığına gönülden inansaydın bu seni rahatlatır mıydı? İniş yaşadığında, hüzünlendiğinde kararlılıkla içine yönelmeye yine de istekli olur muydun?
Sen de Santiago gibi bir rüyanın peşine takılıp, bir cümlenin hayatını değiştireceğini bilseydin ne yapardın?
Eğer kendi kişisel menkıbeni yaşamayı seçiyorsan öncelikle niyetini saflaştır, kendi gerçeğini hisset, ilahiden gelen yardım eline açık ol. Her şeyi ben yaparım demeden, sana yardım edilmesine izin vererek… Çevrende gördüklerinin yaşamına katkı olarak akmasına gönüllü olarak. Akışla gelen o bilgeliğe teslim olarak. Karanlık yönlerini şifalandırarak, içindeki ışığa güvenerek.
Yolun sonunda yine sen varsın. Bu defa yüklerinden arınmış ve gerçeğinle buluşmuş olarak tanışacaksın kendinle.
Tüm yolculuklar içinde başlar
Sen de kendi kişisel menkıbeni takip etmeye gönüllü müsün?
Cevabın evetse, kendini her zamankinden çok severek, özen göstererek, içindeki çocuğu öz şefkatinle sararak, onun ellerini sıkıca tutarak, korktuğunda sevgiyle kucaklayarak, yola güvenerek ve yolculukların en anlamlısının kişinin kendi menkıbesini takip etmesi olduğunu bilerek bu yolculuğunu onurlandırabilirsin.
Sevgilerimle
Öznur Karaeloğlu
Okumak yerine dinlemek istersen, buradaki podcast bağlantısına tıklayabilirsin.
Seanslarımızla ilgili bilgi almak için:
oznur@olasiliklarinmucizesi.com
instagram.com/olasiliklarinmucizesi
facebook.com/olasiliklarinmucizesi